İstanbul Baharat
Atalarımızın birçok acı deneyden sonra, bitkileri faydalı ve zehirli diye iki bölümü ayırmış, önceleri tuzak veya ok zehiri olarak kullanılan bitkileri, tedavi amacıyla kullanmaya başlamıştır. Anadolu, onüçbine yakın bitki çeşidiyle dünyanın en zengin bitki florasına sahip ülkelerden biridir. Tarih boyunca tüm uygarlıklar bu zenginlikten yararlanmayı bilmişlerdir.
Günümüzde, teknoloji ve bilimdeki gelişmelere paralel olarak eczacılık bilimleri de hızla ilerlemektedir... Günümüz modern ilimlerinin keşfettikleri yeni kimyasal maddelerin büyük bir çoğunluğu bitkisel kaynaklıdır. Ve her geçen gün tıp dünyasına bir çok hastalığın tedavisine imkan sağlayan ilaçlar yine bitkisel kaynaklı maddelerden üretilip geliştirilmektedir.
Doğal kaynaklar adından da anlaşılabileceği gibi yapay değil, tümüyle tabii kaynaklardan oluşur. Buna ilk örnek termal sulardır. Termal suların vücudumuzdaki kemik rahatsızlıkları başta olmak üzere, deri ve kas hastalıklarının büyük bİr bölümünü tedavi ettiği kanıtlanmıştır. Bir diğer doğal kaynak ise bitkilerdir. Günümüzden uzun yıllar önce yaşamış insanların kullandığı bitkilerle tedavi yöntemi günümüzde de hala dolaylı yada direkt yoldan kullanılmaktadır. Örneğin Amerikan vatandaşlarının %33-40'ının ve Avrupalıların %28'inin Alternatif Tıb yöntemlerini hastanelere tercih ettiği de araştırmalarla saptandı. Kanser hastalarında da bu oranın %65'lere vardığı söyleniyor.
Alternatif Tıp özellikle akademik Tıbbın çaresini pek bulamadığı hastalıklar konusunda ön plana çıkıyor. Bunların en başında kanser türleri var elbette. Yine astım, şeker, romatizma, bağırsak hastalıkları, sedef, migren en çok başvuru nedeni olanlardır.
Ancak unutulmaması gereken şey, bitkilerle tedavi hiç bir zaman, hekimlere veya tıbbi ilaçlara gereksinimi ortadan kaldırmaz. Ancak bir hekim tarafından önerildiğinde tedaviye yardımcı olarak kullanılabilir.

